Galatasaray – Gaziantep FK Maçının Tartışmalı Anları ve Hakem Karnesi
Süper Lig’in 6. haftasında Galatasaray ile Gaziantep FK 1-1 berabere kalırken, karşılaşmanın gidişatına yön veren bir dizi tartışmalı hakem kararı gündeme oturdu. beIN Sports ekranlarında yayınlanan beIN Trio programında Bülent Yıldırım, Deniz Çoban ve Bahattin Duran, maçın kritik pozisyonlarını tek tek analiz ederek hakem Oğuzhan Çakır’ın performansını değerlendirdi.
İlk Yarıdaki Kart Hataları ve Kaçırılan Fırsatlar
Uzmanlar, maçın henüz ilk dakikalarından itibaren hakemin disiplin uygulamalarında ciddi eksiklikler olduğu görüşünde birleşti. 6. dakikada İlkay Gündoğan’ın, 8. dakikada Barış Alper Yılmaz’ın ve 37. dakikada Denis Draguş’un yaptıkları faullerin net sarı kart gerektirdiği, ancak Oğuzhan Çakır’ın bu pozisyonlarda kart göstermediği belirtildi. Özellikle 9. dakikada yaşanan ve faulle sonuçlanan pozisyonda, hakemin doğru faul kararı vermesine rağmen, Barış Alper Yılmaz’ın rakibine kolunu vurması nedeniyle sarı kart görmesi gerektiği vurgulandı. Deniz Çoban, sadece ilk yarıda dört net sarı kart hatası yapıldığını ifade ederek, hakemlik performansının bu açıdan sınıfta kaldığını dile getirdi.
Maçın genel havasını etkileyen bir diğer önemli an, 52. dakikada yaşandı. Gaziantep FK’lı oyuncu Sangare’nin tribünlere yönelik tahrik edici hareketi ve ardından gelen gerginlikte, hakemin müdahalede geç kalması eleştirildi. Bülent Yıldırım, “Hakem gelmeden sarı kartla koşsa bu kadar uzamazdı. Oyunu okumakta zorlandı” yorumunu yaparken, Bahattin Duran da Barış Alper Yılmaz’ın ilk sarı kartını burada alması gerektiğini, aksi takdirde daha önceki pozisyonlardan dolayı ikinci sarı kartla oyun dışında kalabileceğini belirtti. Süper Lig hakemlerinin Avrupa standartlarındaki performansı sık sık tartışma konusu oluyor.
Penaltı Kararları ve Maç Sonu Kritik Anlar
Maçın ikinci yarısında da tartışmalar devam etti. 62. dakikada Gaziantep FK’lı Sallai’nin ceza sahası içine düşmesiyle ilgili pozisyonda uzmanlar, penaltı olmadığı konusunda hemfikirdi. Bülent Yıldırım, Sallai’nin sportmenliğe aykırı şekilde kendini bıraktığını ve sarı kart görmesi gerektiğini söyledi. 81. dakikada ise Mauro Icardi ile Gaziantep’li Mujakic arasında geçen pozisyonun penaltı olarak değerlendirilmemesi ve hakemin ‘elle oynama’ kararı vermesi doğru bulundu.
Maçın bitimine dakikalar kaya, 90+6. dakikada Galatasaraylı Lemina’nın hakemin verdiği faul kararına tepki gösterip topu yere vurması, ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesi gereken bir pozisyon olarak yorumlandı. Tüm uzmanlar, hakemin burada ikinci sarı kartı göstermeyerek büyük hata yaptığını ifade etti. Bu tür disiplin zafiyetleri, maç kontrolünü zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor. Benzer bir kontrol sorunu ligdeki diğer takımların maçlarında da zaman zaman yaşanabiliyor.
Oğuzhan Çakır’ın Performansına Genel Bakış
beIN Trio ekibi, Oğuzhan Çakır’ın maçtaki genel performansını değerlendirirken fiziksel kondisyonunu övmekle birlikte, karar verme ve oyunu yönetme konusunda eksiklikler olduğunun altını çizdi. Deniz Çoban, hakemin ilk yarıdaki dört sarı kart hatasına dikkat çekerek, “FIFA hakemi için 1’i kırmızı 6 kart hatası ciddi sayı. Bu eksiğini giderse iddia ediyorum Avrupa’nın sayılı hakemlerinden olur” dedi.
Bahattin Duran ise disiplin uygulamalarının hakemliğin temeli olduğunu vurgulayarak, Çakır’ın bu alanda sınıfta kaldığını, ancak avantaj uygulamaları ve maç içindeki pozisyon almalarının başarılı olduğunu söyledi. Bülent Yıldırım’ın yorumu ise şöyle oldu: “Sadece fizik kondisyonla hakemlik yapılmaz. Üst düzeylik hakemliğin belli nitelikleri vardır. Disiplin kontrolü, oyun kontrolü, oyunu doğru okuma, gerektiği zaman oyuncuyu ihraç etmektir. Böyle marka olursunuz.” Spor dünyasındaki tüm gelişmeleri takip etmek için bizi Twitter’dan takip edebilirsiniz.
Sonuç olarak, iki takımın da birer golle yetindiği bu çekişmeli karşılaşma, hakem kararlarının maçlara olan etkisi tartışmasını bir kez daha alevlendirdi. Uzmanlar, genç ve yetenekli bir hakem olan Oğuzhan Çakır’ın, disiplin uygulamalarındaki tutarlılığı sağlaması halinde uluslararası arenada da başarılı olabileceği görüşünü paylaştı. Türk sporcuların yurtdışındaki başarıları kadar, hakemlerimizin de Avrupa’da temsil edilmesi önem arz ediyor.
